Albümlerin dili olsaydı.. Albümler, geçmişten geleceğe bağ kuran, yaşamımızın en etkili ve doğal tanığıdır.
Albümler, geçmişten geleceğe bağ kuran, yaşamımızın en etkili ve doğal tanığıdır.
özellikle günümüzde fotoğraf tekniğinin gelişmesi tıp dahil bazı alanlarda önemli bir özellik olmasına rağmen, gözümüz gönlümüz " Siyah beyaz fotoğrafların peşinde " ..
Çocukluğumuzun, hayatta kaybettiğimiz büyüklerimizin, okul hayatımızın, giydiğimiz ilk kundura ayakkabımızın, kol saatimizin, ilk takım elbisemizin, kravatımızın, okul formalarımızın, dini ve milli bayramlarda ki yaşadığımız heyecanın fotoğraflara yansıması albümlerin sayfasının çevirirken yeniden bu unutulmaz anıları canlandırıyor..
Özellikle kaybettiğimiz büyüklerimizi zihnimiz ve albümlerdeki siyah beyaz fotoğraflarda ancak yaşatıyoruz.
Geçmişe dair yaşanılan acı - tatlı günlerden, yıllardan kareler öyle anlam yüklüki fotoğrafların her bir karesi her bir olayı tüm gerçekleri ile gözler önüne seriyor.
Albümler geçmişle gelecek nesil arasında en gerçekci bir köprüdür..
Bazen sevinç yumağı, bazende gözyaşlarının aktığı görüntüler ve bazende düşündüren mazinin yaşanılan tüm güzelliklerini gözler önüne serer.
Türk sanat ve Türk halk müziğinde de albümler üzerine değerli eserler bestelenmiştir.
İşte bunlardan bir tanesi:
" Albümlerden çıkarttığın
Bir kenara fırlattığın
Öfkeyle yırtıp attığın
Resimlere ara sıra
Baktığın hiç oluyor mu
Dalıp dalıp hülyalara
Gözlerin yaş doluyor mu " (*)
Peki neden albümlerin dili olsaydı dedik..
Bu elbette konuşma dili değil ama bakışlara, ruha ve kalbe yansıyan bir dil..
Bazı olaylar vardır ki acısı hiç dinmez;
Kaybettiklerimiz..
Sevipte kavuşamayan sevgililerin fotoğraflara bıraktığı iz..
Yokluk yıllarındaki kılık, kıyafetin kış şartlarının verdiği hüzün..
Küçük yaşlarda hayata veda eden yakınlarımızın öksüz ve yetimlere bıraktığı acı..
Sağ iken kıymetini bilemediğimiz insanların içimize bıraktığı acı..
Okul yıllarının zor şartlarının ve o günlerdeki arkadaşlık bağlarının fotoğraf karesine yansımalarını..
Anlatan özellikleri olduğu gibi;
Nişan, düğün, doğum, yeni alınan araba, ev, ev halkından ilk üniversite mezununun mezuniyet töreninden fotoğraflar, sevdiğimiz dostlarla yapılan gezi etkinlikleri, tatil beldelerindeki yaşanılan güzel günlerin yer alması, ilk göreve atanma yerindeki fotoğraflar v.s. güzelliklerinide
Günümüzde cep telefonlarının fotoğraf makinasının yerini büyük çapta aldığı bir durum olmasına rağmen teknolojide saklama imkânı olmayan, bunu yapamayanlar için o fotoğraflar kalıcı olmaz, kaybedildiği anda bir daha o fotoğraf bulunmaz.
Bu bakımdan özellikle aile fertlerinize ait fotoğrafları küçük yaşlardan itibaren ilerleyen yıllara göre bir albüme koyma imkânını sağlarsanız ona hayatta en büyük iyiliği yapmış olursunuz.
Bende cep telde, sosyal ağda fotoğraf saklanmasından ziyade, fotoğrafların albümlerde yer almasını daha uygun görenlerdenim.
Herhangi bir nedenle kaybettiğimiz sosyal ağımızda fotoğraflarımız yok olur gider..
Sağlık ve huzur dolu güzel fotoğraflarınızın albümünüzde yer alması dileklerimle sizlere bir şiirimle başka bir konuda buluşmak üzere veda ediyorum..
BOMBOŞ YILLAR..
Solgun bir lâle gibiyim,
Dalım, yaprağım, çiçeğim buruk..
Tıpkı ümitlerim gibi,
Nefes dahi almayan,
Kâh rüzgârın savurduğu,
Kâh karanlık gecelerin vurduğu,
Denizde bir damla misâli,
Yaşıyor ruhum..
Aşağısı uçurum,
Yukarısı simsiyah bulutların gönderdiği,
Gözlerden boşanan yaşlar gibi,
Yağan yağmurun sürüklediği yaprak,
Eriyip akan toprakla karışır giderim..
Açıp baktım avuçlarıma,
Yine bomboş yıllar gibi,
Çizgilerle dolmuş ellerim..
Hüseyin Ülkü Korkmaz
Kayıt Tarihi : 11.11.2024 12:07:00
(*) Güfte: bilinmiyor, Beste : Yusuf Nalkesen, Makam : Hicâz